Bir Türk’ün Brighton’daki yaşamı

By Alp Kadagan

19th November 2017

Brighton, iki buyuk universite ve sayisiz dil kurslari sayesinde bircok uluslararasi ogrenciye ev sahipligi ediyor. Brexit sonrası Türkiye’den İngiltere’ye yapılan vize başvurularının tavan yapmasiyla birlikte Brighton’daki Türk sayısı günden güne artmakta. Peki bir Türk’ün Brighton kültürüne alışması ve uyum sağlaması ne gibi zorluklarla geliyor?

 

     Doğma büyüme İstanbullu bir insan olarak, 17 yaşında İstanbul’dan Brighton’a Foundation (Hazirlik) sene mi okumak için ve devamında üniversiteye geçmek için geldim ve son 6 senedir burada yaşıyorum. Hangi ülke olursa olsun, başka bir vatana ve kültüre birden uyum sağlamak kolay bir şey değil. Bundan ötürü ilk anda bir kültür şokuna uğramak gayet normal ve yaygın. Bu durumlarda uluslararası öğrenciler genellikle kendi kültürlerinden insanların arayışına çıkıp yabancı bir ülkede tanıdık bir topluluk oluşturmayı hedefliyorlar. Ancak bu her zaman pozitif bir strateji değil ve yeni kültüre uyum sağlamanızı zorlaştırmakla birlikte, eğitiminizi dahi etkileyebilecek bir hata olma potansiyeli sahip. Brighton, uluslararası bir şehir olmasının bir getirisi olarak, birçok Türk’e ev sahipliği yapıyor. Özellikle Türk ve Doğu kültürünün etkisi yeme alışkanlıklarına bakıldığı zaman açıkça gözükebilir. Sayısız kebap lokantaları ve büfeler Brighton’a geniş bir şekilde yayılmış durumda.

 

     Aynı zamanda Türk ürünlerinin mevcut olduğu birçok markete de erişimimiz var. Bunlar göz önünde bulundurulduğunda, yeni bir kültüre uyum sağlama sürecinde bize yardımcı olabilecek ve vatanı hatırlatacak sayısız imkânlarımız mevcut. Sussex Üniversitesi, yerli öğrencilerin yanında, dünyanın pek çok yerinden uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyor. Öğrenci birliği bünyesinde de bu öğrencilerin oluşturduğu toplulukları görmek ve onlarla iletişime geçmek gayet kolay. Demem o ki, Üniversiteye ilk ulaştığınızda sizinle ayni sorunlarla yüzleşen ve kendini evinden uzakta bulmuş birçok öğrenciyle karşılaşacaksınız. Eğitim ve oryantasyon sürecinin başlarında sizi güvenli bölgenizde hissettirecek Türklerin arayışına çıkmak yerine, sizinle benzer sorunlarla yüzleşmekte olan uluslararası öğrenciler sizin bu serüvendeki beklide en kuvvetli dayanaklarınız olabilirler. Öğrenci birliğinindi bu süreçte size yardımda bulunmak için her zaman orada olduğunu da unutmayın.

 

     Brexit kararı sonrası, Ankara Antlasmasi’nin akibetinin de belirsiz olmasıyla birlikte, Türkiye’den İngiltere’ye yapılan basvurularin sayısı bir hayli artmış durumda. Bu da bir çoğumuz için kabul surecinin zorlaşması anlamına geliyor. Üniversite öğrencisi olarak başvuruda bulunduğunuz takdirde kabul edilme şansınız gayet yüksek. Ancak, Üniversite sonrası burada kalmaya devam etme süreci gittikçe zorlaşmakta. Size Tier 2 sponsor vizesini karşılayacak bir şirkette iş bulamadığınız takdirde İngiliz hükûmeti sizden anavatanınıza dönmenizi ve orada iş aramaya devam etmenizi bekliyor. Bu yüzden, lisan eğitimini burada tamamlamak için gelen öğrencilerin, 3 yıllık eğitim kurslarının 2. senelerinde iş aramaya başlamaları onların geleceklerini kendi istekleri doğrultularında şekillendirmeleri için çok önemli. Bu süreçte, Öğrenci birliği ve Sussex kütüphanesinde bulunan iş başvuru merkezi sizin en büyük yardımcılarınızdan olacaktır.

 

     Kısacası, Brighton şehrinin ve Sussex Üniversitesinin uluslararası profili göz önünde bulundurulduğunda, yeni bir kültüre alışmak ne kadar zor gözükse de sizi burada bekleyen sayısız kader ortaklarınız, yardamızda olan hocalarınız ve Öğrenci birliği olacak. Vatanin yalnizca 4 saat uzaklıkta olması da tabii ki kendinizi özlemle dolu olduğunuz zamanlar için büyük bir artı.